twitter
    Find out what I'm doing, Follow Me :)

26 Kasım 2011 Cumartesi

Sessizlik ...


Sivasspor mağlubiyetinin ardından bir türlü eski formunu yakalayamayan Fenerbahçe, Ankara deplasmanında Gençlerbirliği ile 0-0 berabere kalarak haftayı 1 puanla kapattı.

Maçın ilk 10 dakikalık bölümü Gençlerbirliği üstünlüğü ile geçse de Emre'nin direkten dönen klas şutunun ardından oyunun kontrolü Fenerbahçe'deydi. Ancak sarı lacivertliler topu ayağında daha fazla tutan taraf olmasına rağmen ciddi sayılacak pozisyonlara Stoch oyuna dahil olana kadar bir türlü giremedi.

Tempo açısından ikinci yarının ilk yarıdan aslında pek farkı yoktu. 63. dakikada Oktay'ın oyuna girmesiyle Gençlerbirliği biraz hareketlendi ve önce Azofeifa ardından da Tum ile girmiş olduğu pozisyonlarda Volkan Demirel'i geçemediler. Fenerbahçe'de ise bitik görüntülerini her hafta biraz daha dibe indiren Özer ve Uğur Boral'ın sarı lacivertlileri eksik oynattığını söylesek yanılmış olmayız.

Büyük umutlarla Fenerbahçe'ye gelen ve ilk senesinde başarıya aç görüntüsü ve çalışkanlılığı ile mutlu eden Özer Hurmacı bunun ardından oyun yapısının üstüne hiçbir şey koyamadı ve aksine her geçen gün daha da gerileyen bir görüntü çizmeye başladı. Evet çok ciddi 2 önemli sakatlık geçirdi ama bu asla mücadele etmenize, futbolu daha basit oynamanıza engel olamaz. Sıfır çizgisinde iki kişinin içinden geçmeye çalışmak, çalım atıp geçtiğiniz oyuncuyu bir daha bekleyip geçmek istemek halı sahada 14-16 yaş grubunun yapmak istediği hareketlerdir. Özer gerçekten büyük yeteneklere sahip bir isim ve umarım en yakın zamanda kendisine verilen bu şansları olumlu kullanmaya başlar.

İki Sevilla ve bir CSKA maçında kariyerinin en verimli maçlarını oynayarak yıllardır Fenerbahçe'de kalmayı başaran Uğur Boral bana göre bu sene bu performansına devam ederse Fenerbahçe ile ilişkisi kesilecek oyuncuların başında gelecektir. Evet bu takım 3 Temmuz'dan bu yana çok zor günler geçirdi ama her kötü performansın ardından bu bahanenin arkasına sığınmak çaresizliktir. Aynı oyuncular nasıl sezon başında canını dişine takarak ve güzel futbol oynayarak kazanıyorsa bundan sonra da bunu yapacak güç kendilerinde vardır.

İlk kez Fenerbahçe aleyhinde bu kadar sert ve kızgın bir yazı yazdım çünkü dün ciddi anlamda bu formaya asla layık olmayan insanlar vardı sahada. Takım arkadaşı nefes nefese mücadele ederken birisi sol kanatta diğeri sağ kanatta daha doğrusu her yerde olmaya çalışıp hiçbir olumlu iş yapamayan oyuncuların varlığı ve sahadaki sisteme ihanet etmeleri sayesinde kurunun yanında yaş da yanıyor ve bütün takım olumsuz eleştirilere maruz kalıyor. Stoch'un olduğu yerde Uğur Boral ondan önce oyuna giriyorsa ortada ciddi sıkıntılar vardır.

Tek güvencemiz her sıkıntının ardından bize güneşli günler gösteren takımımız. Umarım dün gece ortaya konan ruhsuzluk bu sezon için son olur.

0 yorum: